Uluslararası %100 Yenilenebilir Enerji Konferansı

İDİL KANADOĞLU

Tilburg Üniversitesi, Hollanda

İDİL KANADOĞLU

Tilburg Üniversitesi, Hollanda

Sürdürülebilirliğin Yapay Zeka ve Veri Uyumluluk Çerçevelerine Entegrasyonu: Kurumsal Yönetim Perspektifi

 

Abstract

Enerji yoğun dijital altyapılarda yapay zekâ (YZ) sistemlerinin hızla yayılması, temel bir soruyu gündeme getirmiştir: Mevzuat uyumluluğunun çevresel maliyeti nedir? Kuruluşlar, AB YZ Yasası ve Genel Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmek için YZ odaklı araçlar kullanırken, gerekli hesaplama kaynakları karbon emisyonlarına önemli ölçüde katkıda bulunmaktadır. AB’nin Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamındaki iklim taahhütlerine rağmen, mevcut YZ ve veri yönetişimi çerçeveleri, uyumluluk odaklı veri işlemenin çevresel etkileri konusunda büyük ölçüde sessiz kalmaktadır.

Bu makale, kurumsal YZ uyumluluk yükümlülükleri ile Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ESG) raporlama çerçeveleri arasındaki yapısal boşluğu incelemektedir. Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi (CSRD) ve AB Taksonomi Yönetmeliği, büyük işletmelere sürdürülebilirlik açıklama gereklilikleri getirirken, YZ uyumluluk altyapısının yarattığı çevresel ayak izini hesaba katmamaktadır. Bu nedenle kuruluşlar, düzenleyici taleplere yanıt olarak dijital yönetişim aygıtlarını genişletmek ve aynı zamanda birbirinden bağımsız bir sürdürülebilirlik yasası kapsamında çevresel etkilerini azaltmaları beklenmesi gibi paradoksal bir konumda bulunmaktadır.

Bu çalışma, yapay zeka yönetişimi ve sürdürülebilirlik çerçevelerinin kurumsal yönetişim düzeyinde nasıl etkileşimde bulunduğunu analiz ederek, bu çerçevelerin tutarsızlığının AB’nin yasal mimarisi içinde hem düzenleyici verimsizliğe hem de normatif tutarsızlığa yol açtığını savunmaktadır. Çalışma, AB Yapay Zeka Yasası kapsamındaki risk sınıflandırma sisteminin, Kurumsal Sosyal Sorumluluk (CSRD) raporlama yükümlülükleriyle birlikte, çevresel ölçütlerin yapay zeka uyumluluk değerlendirmelerine entegre edilmesi için bir temel oluşturup oluşturamayacağını değerlendirmektedir. Sonuç olarak, makale, dijital sürdürülebilirliğin kurumsal yapay zeka yönetişiminin özerk bir boyutu olarak kabul edilmesi gerektiğini ve kasıtlı bir düzenleyici entegrasyon olmadan AB’nin dijital düzenleme ve iklim politikası kesişiminde bir hesap verebilirlik açığını kurumsallaştırma riski taşıdığını savunmaktadır.

 

Biyografi

İdil Kanadoğlu, Hollanda’daki Tilburg Üniversitesi’nde Hukuk ve Teknoloji alanında yüksek lisans (LL.M.) adayıdır ve burada Avrupa Birliği Jean Monnet tam bursuyla eğitim görmektedir. Lisans hukuk eğitimini İstanbul’daki Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde tamamlamış ve Bilgi Teknolojileri Hukuku alanında yan dal yapmıştır. Lisans eğitimi sırasında Maastricht Üniversitesi’nde Erasmus değişim programına katılmıştır.

Yüksek lisans dersleri yapay zeka düzenlemeleri, gizlilik ve veri koruma, Avrupa fikri mülkiyet hukuku ve finansal teknoloji yönetişimini kapsamaktadır. Mart 2026’dan beri Tilburg Üniversitesi’nde Prof. Eleni Kosta’nın gözetiminde öğrenci asistanı olarak çalışmakta olup, yapay zeka düzenlemeleri, veri koruma ve dijital yönetişim de dahil olmak üzere AB düzenleyici çerçeveleri üzerine hukuki araştırmalar yapmakta ve memorandumlar hazırlamaktadır.

Akademik çalışmalarının yanı sıra İstanbul Barosu üyesidir.

Makale, AB hukuku kapsamındaki kurumsal yapay zeka uyumluluk yükümlülükleri ile ESG raporlama çerçeveleri arasındaki yapısal boşluğu inceliyor ve AB Yapay Zeka Yasası ile Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi’nin (CSRD) kurumsal yönetişim düzeyinde nasıl etkileşimde bulunduğunu analiz ediyor. Çalışma, dijital sürdürülebilirliğin kurumsal yapay zeka yönetişiminin bağımsız bir boyutu olarak kabul edilmesi gerektiğini savunuyor.