Uluslararası %100 Yenilenebilir Enerji Konferansı

DEMET SUNA

Bilim İnsanı, Enerji Merkezi, Avusturya Teknoloji Enstitüsü

DEMET SUNA

Bilim İnsanı, Enerji Merkezi, Avusturya Teknoloji Enstitüsü

Gelecek Enerji Sistemleri Planlamasında İklim Değişikliği Etki Değerlendirmesinin Artan Önemi: Avusturya Örneği

 

Abstract

Düşük karbonlu enerji sistemlerine geçiş, rüzgar, fotovoltaik ve hidroelektrik gibi hava koşullarına bağlı değişken yenilenebilir enerji sistemlerinin büyük ölçüde genişletilmesini gerektirir. Bu nedenle, gelecekteki enerji sistemleri daha değişken hale gelecek ve yeterli sistem esnekliğine giderek daha fazla bağımlı olacaktır. Aynı zamanda, iklim değişikliği ek belirsizlikler getirmektedir, çünkü gelecekteki küresel ısınma seviyeleri (GWL’ler) küresel azaltma çabalarına bağlıdır. Artan hava koşullarına bağlı üretimle birleştiğinde, bu durum sağlam uzun vadeli enerji sistemi planlaması için büyük bir zorluk yaratmakta ve her iki belirsizliğin de açıkça dikkate alınmasını gerektirmektedir.

Avusturya, halihazırda yüksek yenilenebilir elektrik payı (2023’te yaklaşık %88) ve 2040 yılına kadar tam dekarbonizasyon hedefi göz önüne alındığında, özellikle önemli bir örnektir. Elektrikleşmeden kaynaklanan artan elektrik talebini karşılamak, önemli ölçüde fotovoltaik ve rüzgar enerjisi genişlemesini gerektirir ve bu da iklim duyarlılığını daha da artırır. Sonuç olarak, gelecekteki enerji sistemleri üzerindeki potansiyel iklim değişikliği etkileri üzerine yapılan araştırmalar giderek daha önemli hale gelmektedir.

Araştırmamızda, gelecekteki Avusturya enerji sistemleri üzerindeki iklimle ilgili etkilerin çok boyutlu yönlerini inceliyoruz. İklimin gelecekteki elektrik sistemleri üzerindeki etkilerini (örneğin 2040) bölgeselleştirilmiş, NUTS3 düzeyindeki iklim verilerini kullanarak değerlendiriyoruz; bu veriler küresel ısınma seviyelerine (1°C–4°C) göre sınıflandırılmıştır. Sıcaklık, güneş radyasyonu, rüzgar ve akarsu tipi hidroelektrik enerjisine ilişkin uzun vadeli projeksiyonlar, bölgesel elektrik talebi ve yenilenebilir enerji üretimindeki değişiklikleri nicel olarak ortaya koymaktadır. Ayrıca, dayanıklı enerji sistemi planlamasını desteklemek amacıyla, karanlık durgunluk dönemleri ve sıcak hava dalgaları gibi enerji sistemiyle ilgili aşırı olayları, küresel ısınma seviyeleri boyunca sıklıklarını ve sürelerini değerlendirerek inceliyoruz.

35 NUTS-3 bölgesinde, fotovoltaik (PV) sistemlerde minimal mekansal varyasyon gözlemlenmiştir. Akarsu tipi hidroelektrik enerjide ise bölgesel farklılıklar daha belirgindir; küresel ısınma seviyesi 4°C’deki değişiklikler -%4,3 ile +%13,8 arasında değişmektedir. Rüzgar en büyük sapmaları gösteriyor ve özellikle tarihsel olarak düşük tam yük saatlerine (FLH) sahip bölgelerde GWL-4°C’de %46,8’e kadar artış gösterirken, yüksek FLH bölgelerinde daha ılımlı değişiklikler yaşanıyor.

 

Biyografi

Demet Suna, 2016 yılından beri Avusturya Teknoloji Enstitüsü (AIT) Enerji Merkezi, Entegre Enerji Sistemleri Yetkinlik Birimi’nde Bilim İnsanı olarak çalışmaktadır. Başlıca araştırma alanları arasında sürdürülebilir enerji sistemleri, enerji ekonomisi ve enerji politikası yer almakta olup, özellikle yenilenebilir enerji teknolojileri ve arz güvenliği konularına odaklanmaktadır.

İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesi’nde Elektrik Mühendisliği (Enerji Mühendisliği ve Elektrikli Tahrik Sistemleri) ve Viyana Teknik Üniversitesi’nde Enerji Ekonomisi alanında doktora derecesi almıştır.

Mevcut araştırmaları, ulusal ve yerel düzeylerde entegre enerji sistemi modellemesi, iklim değişikliğinin enerji sistemleri üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi ve sistem dayanıklılığını göz önünde bulundurarak enerji ve karbon azaltma hedeflerine ulaşmak için stratejiler geliştirilmesi üzerine yoğunlaşmaktadır. Ulusal ve uluslararası birçok araştırma projesine katkıda bulunmuş, araştırma faaliyetlerini yönetmiş ve yürütmüştür.